Sahİpsİz Gökyüzü
Dışarıda yağmur yağıyor.
Arada bir, Şikago Hava Gösterisi’nin jet uçaklarından biri vızıldayarak evin üzerinden geçiyor. Yağmurun küçücük arka bahçemi kaplayan sarmaşık yaprakları üzerindeki pıtır pıtır tıkırtısını duyuyorum. Yoksa bu, toksik asit yağmurunun dev muz yapraklarını patırdatmasının sesi mi? Kıllı, kalın, bodur ağaç gövdelerinden çıkan kocaman yapraklardan o kadar çok var ki, bu gür ormanlarla dolu ayın gökyüzünü neredeyse tamamen kaplıyorlar. Tek tek her sesin nereden geldiğini ayırt edemiyorum artık. Görkemli bir senfoni sanki.
Elimden geldiğince sessiz adımlarla aşırı büyümüş mantarlar ve iridyum damarlarının arasından ilerlerken, yukarılarda bir motor sesi hızla vızıldayarak üzerimden geçip gidiyor. Ötedeki çorak kum gölünde duran devasa, kertenkeleye benzer enteresan yaratığa usul usul yaklaşmaya çalışıyorum. Neydi o yüksek sesli vızıltı? Alçak, hızlı bir yörüngede dönen bir uzay gemisi mi? Allahtan kertenkele oralı olmuyor. Muazzam kaya oluşumlarıyla çevrili çok büyük bir kraterdeyiz. Etrafta bu azman kertenkeleden başka bir canlı görmüyorum. Kendisi türünün karşılaştığım ilk örneği.
Şimşek çakıyor. Derin bir gökgürültüsü kraterde yankılanıyor. Yakıcı sağanak yağış uzay elbisemin kumaşını yıpratıyor. Kumtaşından bir mağara bulup sığınmam lazım. Aklımda bir şehrin hayal meyal bir hatırası var. Yanılmıyorsam upuzun gökdelenlerle dolu bir yer, ama bu belli belirsiz anının kırıntıları yavaş yavaş yitip kayboluyor. Bir sözcüğün cılız hayaleti tüm gücüyle beynime tutunmaya çalışıyor. Şekak mı, Şogoko mu ne, öyle bir şey, ama çok geç, tamamen sönüp gidiyor.
Fark etmeden bastığım bir diken botumun altında çatır çatır eziliyor. Ses kertenkeleyi irkiltiyor. Bir an kafasını kaldırıp benim tarafıma doğru bakıyor, sonra derhal sık çalılıkların arasına dalıp kayıplara karışıyor. Asit yavaşça uzay elbisemin katmanlarını tek tek eriterek içeri girmeye çalışıyor. Dikkat, tehlike, toksisite seviyesi yükselmekte diyor elbisemin bilgisayarı. İnsanı yatıştıran, şefkatli, neredeyse anaç bir sesi var. Sanırım kayboldum.
